Use full screen for better viewing.

Haydar Bammat'ın Kafkasya’nın jeopolitik önemine dair Fransız Yüksek Komiseri Abel Chevalley'e gönderdiği mektup

Özet

Haydar Bammat'ın Fransız Yüksek Komiseri Abel Chevalley'e gönderdiği mektupta, Kafkasya’nın jeopolitik önemini Fransızlara detaylı bir şekilde anlatmaktadır. Kafkasya’nın coğrafi özellikleri kadar, etnik ve siyasi niteliklerinin de bir bütünlük sergilediğini anlatan Bammat, konfederasyon düşüncesini tüm detaylarıyla Fransız meslektaşlarına iletmektedir. Prensip olarak Konfederasyon fikrinin Kafkasya Ötesi Cumhuriyetleri tarafından da asla reddedilmediğini ancak dar görüşlü bazı politikacıların kıskançlık ve güvensizlikleri yüzünden uygulamada yaşanan başarısızlığının sonuçlarının Dağlılar kadar Kafkas Ötesi halkları için de felaket olduğunun altını çizmektedir. Trabzon ve Batum Konferansları esnasında Dağlıların oluşması için büyük çaba harcadıkları Kafkas Konfederasyonu 1918’de kurulmuş olsaydı, General Denikin’in, Kuzey Kafkasya Cumhuriyeti’ne saldırmaya cesaret edemeyeceğini vurgulayan Bammat, Kafkas Ötesi Cumhuriyetlerinden yardım alabilmiş olsalardı Kızıl Orduların girmesinden birkaç ay önce bu işgale karşı hazırlanmış olabileceklerini, güvenliği sağlanmış bir Kuzey Kafkasya’nın Kafkas Ötesi’nin güvenliğiyle aynı anlama geldiğini söylemektedir. Bolşevik işgalinin sadece Kafkasya için değil, akabinde Avrupa, Orta Asya ve Kuzey Afrika başta olmak üzere tüm dünya için büyük bir tehdit haline geleceğine işaret eden Bammat, Fransa’nın bu tehlikeye karşı gerçekten bir şey yapmaya niyeti varsa acilen harekete geçmesi gerektiği yönünde uyarıda bulunmaktadır. Ayrıca Türkiye üzerindeki Bolşevik tehdidine de dikkati çeken Bammat, çok önemli vurgular yapmaktadır. Türkiye kendisini kuzeyden tehdit eden tehlikenin tamamen farkındadır. Ankara ve Moskova Hükümetleri arasındaki malum, anormal ve canavarca antlaşma, İtilaf Devletleri’nin Türkiye’ye karşı tutumu sayesinde ortaya çıkmıştır. Bu antlaşma Türk vatanseverlerine derin bir umutsuzluk duygusuyla dikte ettirilmektedir. Bazı Türk milliyetçilerinin bu anlaşmayı bir intihar olarak gördüklerini bimekte, ancak sefil bir kölelik hayatına sürüklenmektense, Avrupa’dan intikam alarak ve Doğu’nun kaderini Rusya’nın eline teslim ederek yiğitçe ölmeyi tercih etmektedirler. Sevr Antlaşması’nı revize etme fikrini ortaya atan Fransa, vakit kaybetmeden, bu kurtarma politikasını uygulamaya başlamalıdır. Böylelikle İtilaf Devletleri, Türk-Bolşevik anlaşmasını temelsiz kılacak bir durum yaratabilecektir. Türkiye’nin yeniden iç yapılanma ve konsolidasyonu, Rusya’yla silahlanmada rekabet etmek, Rusya sınırlarında Moskova deviyle yüzleşmeye yetecek önemli bir ordu bulundurmak, insan yeteneklerini aşan bir mesele olacağını da ilave eden Bammat, Türkiye’nin İngiliz modelini izleyerek savunmasını daha az maliyetli ve daha güvenilir bir şekilde düzenleme eğiliminde olacağına, Rusya’yla doğrudan temastan kaçınmak isteyeceğine ve Kafkasya halklarının bağımsızlıklarını savunan ve bağımsız devletlerden oluşan bir konfederasyon kurma iradesini destekleyeceğine inandığını söylüyordu. Kendilerini tekrar köleleştirmeyi deneyecek Rus grupları desteklemektense Kafkasyalıların Bolşeviklere katılmayı tercih edeceğini bildiren Bammat, Rusya’dan ayrılmak isteyen tüm Rus olmayan halklar arasında manevi bir bağ olduğunu vurgulamaktadır.

Açıklama

Alıntı

Endorsement

Review

Supplemented By

Referenced By