Use full screen for better viewing.

Simon Basaria'nın Abhazya halkının çaresizliğini dile getirdiği ve Haydar Bammat'tan talimat beklediğini ifade ettiği mektubu

Özet

Simon Basaria'nın 26 Ağustos 1918'de kalame aldığı ve 5 Eylül 1918'de Haydar Bammat'a ulaştırdığı muhtırada, "Abhazya’da korkunç adaletsizlikler ve zulümler işleniyor. Abhaz Ulusal Konseyi Gürcistan Hükümeti’nin Abhazya’nın tütün ihracatıyla ilgili kararını protesto etti, Varlam Şervaşidze başkanlığındaki Gürcü üyeler konseyden ayrıldı. Konsey’de sadece Kodor- Gudauta delegeleri olan Abhaz temsilciler kaldı. Abhaz halkının bu gerçek temsilcileri, Abhazya’yı kendi parçası gibi gören Gürcistan Hükümeti’ni protesto etmek için Tiflis’e bir heyet gönderdi. Muhalefet eski Ulusal Konsey’i 15 Ağustos’ta silah zoruyla dağıttı ve ardından şu bildiri yayınlandı: “Abhazya Milli Konseyi’nin Abhazya vatandaşlarına ilanı bir oldu-bitti”den ibarettir. Türk casusların kışkırtmasıyla seçilen Ulusal Sınıf Konseyi düştü. Düşmanlarını yolundan temizleyen Abhazya demokrasisi, bir Geçici Milli Konsey kurdu. Geçici Konsey, yetkili üyelerinin etnik ayrımı yapılmaksızın, Abhazya halklarının çıkarlarının gerçek temsilini en öncelikli sorumluluk olarak kabul eder. Abhazya demokrasisi Gürcistan Demokratik Cumhuriyeti’yle birliğine girmiş ve bu antlaşmaya göre Abhazya belirli ilişkiler sınırları dahilinde Gürcistan’la geçici olarak bir araya gelmektedir. Daha sonra Gürcistan Hükümetinin gayri resmi yayın organı Bor'ba gazetesinde yer alan habere göre 'Milli Konsey’in Cumhuriyet Hükümeti, onun yüce haklarının savunulması ve Abhazya’nın bağımsızlığıyla ilgili yarattığı zorluklar, özel bir maliye ve gümrük idaresi talebi, özel askerî gruplar oluşturulması, Abhazya ve Gürcistan’ın ayrılmasına yönelik çabaları, bunların hepsinin aslında Abhazya’nın yüce menfaatlerini savunmak amacıyla değil, tüm bunların Abhazya’yı Türk Paşaların yönetimi altına sokacak karşı-devrimci tezgahı hazırlamak üzere zaman kazanmak için yapıldı. Karşı devrimci Abhazlar ve Türk Paşaları, kendilerine devrimci sosyalistler arasında bile taraftar buldular...' Biz vatanını savunan samimi Abhazlar, vurulmaya götürüldük, sürgüne gönderildik ve Türk casusların ajanları olarak görüldük, memleketimiz Abhazya’da yaşama hakkımızdan bile mahrum bırakıldık. İlk mesajıma Abhaz halkının tam bir imha arifesinde olduğunu da ilave ediyorum. Öyleyse, hepiniz bu talihsiz halkın mahvoluşuna seyirci mi olacaksınız? Abhazya halkını seven bizler Türk casusların ajanları olarak adlandırılıyor ve bu dönemde anavatanımızda yaşama ve çalışma hakkından mahrum bırakılıyoruz. Abhaz Konseyi’nin birçok aktif üyesi tutuklandı. Abhazya’nın haklarını savunan kimse kalmadı mı yani? Gürcüleri Abhazları kendileriyle baş başa bırakmaya, onlarla savaşmamaya ve onları kendi iradelerine aykırı olarak Ulusal Konsey üyelerini atamaya zorlamaktan alıkoyacak bir güç, bir otorite yok mu? Türk casusların ajanı olarak yaftalansam da ve Abhazya’da yaşama hakkımdan mahrum bırakılsam da üç gün içinde dilek ve talimatlarınızı alamazsam mecburen buradan ayrılacak ve Gürcistan Hükümeti’ne teslim olacağım. Vatansever evlatların kaderini paylaşmaya hazırım" denilmektedir.

Açıklama

French translation of the document with the registration no. HB00708.

Alıntı

Endorsement

Review

Supplemented By

Referenced By