Use full screen for better viewing.
Hemşehrilerinin kapalı kamplarda dış dünyadan izole olarak yaşadıklarını ve Ruslar'a teslim edileceklerini, onları göndermenin ölüm demek olduğunu, fakat bunu kimselere anlatamadıklarını, gazetelere, Kızılhaç'a, ABD Dışişleri Bakanlığı'na yazdıklarını fakat bir netice alabileceklerinden şüphe ettiklerini, 14 Ağustos’ta aralarında bayan ve çocukların bulunduğu 600’e yakın sivilin kandırılarak trenle esir asker kampına gönderildiklerini anlatan, Müslüman dünyasında hiç değilse bu insanlara el uzatabilecek bir kurum, devlet adamı veya din görevlisi yok mu diye haykıran Cihangir Bey Kazımbeyli'nin Haydar Bammat'a mektubu
Tarih
Yazarlar
Süreli Yayın başlığı
Süreli Yayın ISSN
Cilt Başlığı
Yayınevi
Özet
Daha önce de yazdığım gibi hemşehrilerimiz kapalı kamplarda bulunmaktadırlar ve dış dünya ile bağlantı kurmaktan cezalandırılmaktadırlar. Bugün ben onları esir asker olarak Doğuya göndereceklerine dair bir mektup aldım. Bu bahtsız insanları ölümden kurtarmak için acele bir adım atmak gerekir... Biz buradan t-te El. Rizv.’e, Amerikan gazetesine, Uluslararası Kızıl Haç’a, Amerika Dışişleri Bakanlığı’na ve diğerlerine mektup gönderdik ama iyi bir netice alabileceğimizden şüpheliyim. General McNarney’in yazısından onların kaçaklardan, esir askerlerden tamamen kurtulmak istedikleri ve onları vatanlarına geri göndermeyi tavsiye ettikleri anlaşılmaktadır. Onları vatana göndermek onların ölümü demektir ama bunu kimse anlamak istemiyor. 14 Ağustos’ta 600’e yakın aralarında bayanların ve çocukların bulunduğu sivili kandırarak trene bindirdiler ve esir asker kampına kapattılar. Brezilya’daki küçük bir kilise Rusya rejimine karşı gelen ve ülkelerine dönmek istemeyen Ruslara yardım etmektedir. Müslüman dünyasında hiç değilse bu insanlara el uzatabilecek bir kurum, devlet adamları veya din görevlileri yok mu?....
